Hızla tüketilen ve aynı hızla unutulan bir dünyada, kalıcılık en büyük isyandır. Spellaura, mücevheri yalnızca bugünü süsleyen bir obje olarak değil, geleceğe bırakılan bir iz olarak tasarlar. Bir takı kutusunda saklanan, aslında metal ve taş değil, yaşanmışlıkların hafızasıdır. “Modern Miras” kavramı, Spellaura’nın üretim felsefesinin kalbinde yer alır.
Bir nesnenin ruhu, ona dokunan ellerden geçer. Seri üretim bantlarından çıkan kusursuz ama “soğuk” kopyaların aksine, Spellaura atölyesinden çıkan her parça, zanaatkarın nefesini ve ustalığını taşır. Bu küçük “kusurlar” veya el izleri, o mücevherin bir karakteri olduğunun kanıtıdır. İnsan eliyle işlenen altın, sahibinin tenine daha hızlı uyum sağlar ve onunla bütünleşir.
Bir kolyeyi boynunuza taktığınızda, sadece kendiniz için değil, onu sizden sonra takacak olan kişi için de bir anı biriktirirsiniz. Mücevher, sessiz bir tarihçidir. Mezuniyetlerin, kutlamaların, aşkların ve dönüm noktalarının şahididir. Spellaura, bu hikayelerin kaybolmasına izin vermez; onları altın ve taşın hafızasına mühürler.
Spellaura’dan bir parça edinmek, bir sahiplikten öte, bir emanetçiliktir. Siz ışığınızı ona işlersiniz, o da bu ışığı sonsuzluğa taşır.

